Triáda & Art bir fikirden değil, bir iç sesin izinden doğdu...
Bu ses, yıllar boyunca bana eşlik eden kendi sorumdan yükseldi.

Merhaba, Ben Yasemin.

Küçük yaşta başka bir ülkeye taşınıp iki kültürün, iki evin, iki dilin arasında büyüdüm. Ve uzun süre şu soruyla yaşadım: "Ben nereye aitim?"

Zamanla anladım ki aidiyet, bir ülkeye ya da kültüre değil; insanın kendi içindeki eve aittir. Aidiyet, aslında dışarıda aradığımız değil, içeride taşıdığımız bir köktür.

Kendi yolculuğumda sanatla, psikolojiyle, mitolojiyle ve anlatıyla karşılaştım. 
Her biri bana farklı kapılar açtı ve sonunda şunu fark ettim:

Aidiyet, tek bir yere bağlı kalmak değil, farklı hikâyeler arasında köprü kurabilmekti.

Size bir yıl önce çıktığım yolculuktan bahsetmek istiyorum

Y O L C U L U Ğ U M

Triáda & Art, bu fark edişin filizlenip yaratıcılığın ve aidiyetin alanına dönüşmesidir. Benim yolculuğum göçle başladı, sorularla derinleşti, dönüşümle yol aldı... Ve hâlâ devam ediyor.

Ama bir noktada fark ettim ki bu yol sadece bana ait değil. İki kültürün, iki evin, iki dilin arasında kalmış herkesin kalbinde benzer bir sessizlik, benzer bir arayış var. Bazen kendimizi çoğalmış hissediyoruz, bazen eksilmiş... Ama her zaman yeniden kendimizi kurmaya çalışıyoruz.

Triáda & Art tam da bu ortak deneyimden doğdu. Biliyorum ki bir yere ait olamamanın yarattığı boşluk, aslında yeni bir başlangıç için en büyük potansiyel.

Burada bilgi aktarmaktan çok, hatırlamayı önemsiyoruz. Kendi iç sesini duymak, kendi hikâyeni anlatabilmek ve başkalarının hikâyesinde kendini bulabilmek için var Triáda & Art.

Yasemin Demir
Triáda & Art Kurucusu

— ∆ —

"Bazen anlatmaya gerek kalmadan anlaşılmak, en derin bağdır. Ve ben inanıyorum ki,
bir araya geldiğimizde yalnızca kendimizi değil, birbirimizi de dönüştürürüz."

D E V A M E D E L İ M

Yolculuğun bir parçası ol.